Yasemin Fatih Amato

Su içince bile kilo aldığını düşünenlerden misiniz?

Kilo almak sadece yemeye bağlı bir durum değildir. Farkına varamadığımız ya da gözden kaçırdığımız bir çok sorunun bir araya gelmesi nedeniyle kilo alırız. Bunun içerisinde sağlıksız beslenme büyük bir paya sahipken etrafında olan bir çok sorunu da irdelemek gerekir.

Duygusal nedenler

Doyumsuzluk insanı zararlı gıdalara, bol şekerli ve tuzlu yiyeceklere yöneltir. Dikkatin dağılması ve hafızanın zayıflaması ise bu kontrolü adamakıllı zorlaştırır. Hasta ne yediğinin farkında bile olmaz. Biraz rahatlamak için zevk arar ve zararlı gıdalara yönelir. Doğuştan seratonin veya dopamin eksikliği olanlar davranış bozukluğu gösterirler. Bu tip insanlarda her türlü abur cubur ve karbonhidratlara düşkünlük son derece tipiktir.

Paratiroid azalması

Tiroit hormonundaki azalma metabolizmayı bozar ve karbonhidratların yakılmasını güçleştirir. Paratiroid hormonunda azalma varsa, vücut kalsitonin sıkıntısı çekmeye başlar. Bu tedavi edilmezse kemik erimesiyle sonuçlanır. Çoğunlukla gıda seçiminde bizi yanıltan bir zaaf ve ruh durumu yaratır. Hasta kızarmış patates, cips, tatlılar, ve hamur işleri yemek için can atar!

Beyin metabolik ritminde azalma

Beyin metabolizmasının, ritmi ve gücü zayıflayacak olursa, tükettiğimiz kalorileri etkin bir şekilde yakmakta zorlanır. İnsanda birden fazla tıbbi sorun varsa, örneğin aynı zamanda hem menopozda, hem depresyonda ise bir de hipertansiyonu varsa, bu oran daha da azalır. Kalp ve damar sorunları, kan basıncındaki değişimler, beynin metabolik ritmini düşürür.

Menopoz etkisi

Östrojen ve testesteron kalorileri yakmak için beyni uyaran hormonlardır. Progesteron ise gerginliği azaltır ve uyku kalitesini geliştirir. Böylece gereksiz gıdalara ihtiyacı azaltır. Ancak kadınlarda 30 yaşından itibaren östrojen, progesteron ve testosteron hormonları düşmeye başlar. Böylece her on yılda vücuda birkaç kilo fazlası yapışıp kalır.

Andropoz

Erkek seksüel hormonlarının azalması, kalorileri yakmak için beyne giden uyarıları azaltır. Bu döneminde daima bel çevresi kalınlaşır ve vücut yağlanır. Çünkü kas kütlesi yağlara dönüşür. 40 yaşından sonra ruh hali değişen erkeklerin kafein, alkol ve karbondihratlara karşı düşkünlüğü de artar.

Uykusuzluk

Bu sorunu kısa sürede depresyon takip eder. Uyku yoksunluğunun neden olduğu halsizlik ve duygusal çalkalanmalar genellikle yanlış gıdalara ve karbonhidrat düşkünlüğüne yol açar.

Bağışıklık sistemi sorunları

İmmün sistem sorunları vücudumuzda iltihapların artmasına neden olur ve beyin travmalarına zemin hazırlar. Beynimiz hasar görünce canımız karbonhidratları çekmeye başlar. Ve birey yediklerini, yaşamını yönetemez hale gelir.

İnsülin dengesi

Pankreasın kontrol ettiği insülin ve glikoz toleransı bozulursa, insan aniden kendini halsiz hisseder, canı tatlı ve hamur işleri çeker. Bu gıdalarla insülin hızla yükseldikçe, her defasında glikoz toleransı düşmeye devam eder. Karbonhidrat tüketimini kontrol edemezsek obezite ve diyabet hastalığı kaçınılmaz bir son haline gelir.

Sindirim sorunları

Sindirim enzimlerimiz yetersizse aldığımız gıdaları özümseyemeyiz. Vücudumuzu güçsüz hissederiz. Bu defa karbonhidratlara yöneliriz. Dolayısıyla beslenme kalitemiz gün geçtikçe düşer ve hayati önem taşıyan vitaminler, mineraller ve amino asitler gittikçe azalır. Çorap söküğü gibi sağlığımız ve kilo dengemiz bozulur.

Yukarıda saydığımız her etmen sizin kilo vermenizi yavaşlatıyor olabilir. Bu sorunları öğrenebilmek için check-up yaptırmak en doğru çözümdür.

http://www.hurriyetaile.com/sizin-icin/psikoloji/su-icince-bile-kilo-aldigini-dusunenlerden-misiniz_25843.html

Yorumlar

Yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.