DERTLERİNİZİ DÖKÜN, SAÇLARINIZI DEĞİL…

Vücudumuzda güzelliğimiz ile ilgili ilk göze çarpan yerlerimizi saymaya başlasak gözümüz, dudaklarımız ve cildimiz kadar önemli olan şey saçlarımızdır. Hatta saçlarımıza vereceğimiz şekiller ile bir günde tamamen değişebiliyoruz. Onların hacimli olması bizi sağlıklı gösterirken sönük halleri hastalanamışız görüntüsü verebiliyor. Dışarıdaki algımızı bu kadar etkileyen saçlarımız kimi zaman dönemsel sorunlar yaşayabiliyor. İşte bu yazımızda saç dökülmesinin neden ve sonuçlarına değinmeye çalışacağım.

Saç dökülmesi, bir ölçüye kadar normal kabul edilir. Dikkat ederseniz, saçların her zaman biraz döküldüğünü farkedersiniz. Yeni, canlı saçların çıkması için ölü saç tellerinin dökülmesi gerekir. Her gün 50 -100 kadar saç telimiz dökülebilir. Ancak saçlar tutam tutam ellerinizde kalmaya başlarsa hemen doktora başvurmanız gerekir.

Normal ve anormal saç dökülmesi

Ortalama olarak günde 50 – 100 tel saç dökülebilir. Bu sayı yaşa, kişinin genetik yapısına, ırksal özelliklerine göre değişim gösterir. Günde 100 telden fazla saç dökülmesi veya yeni çıkan saçların eskisine göre daha cansız ve ince olması bir sorun olarak kabul edilebilir. Tüm canlılar gibi saçlarımız da doğar büyür ve büyümesi durunca ölür (dökülür). Kafamızdaki saçların yaklaşık yüzde 90’ı büyüme evresindedir. Bu dönem bir ile altı yıl arasında değişir. Geri kalan saçlar ise duraklama evresindedir ve bu evrede dökülür.

Bir genelleme yaptığımızda kişide ortalama 1.000.000 saç teli bulunur. Sarışınların saçları biraz daha fazladır, kızıl saçlar ise daha seyrektir. Öte yandan, saçların yaşamı tekdüze değildir; uzayıp güçlendiği, sonra dinlendiği periyodik süreçler vardır. Saçların % 90’ı 2 – 5 yıl süreyle devamlı uzar. Sonra birkaç gün ara devrede kalır ve bunu takip eden dönemde 2-4 ay kadar dinlenir. Bu süre içinde, saçın cansızlaştığını ve uzamadığını farkederiz. Keyfimiz kaçar, moralimiz bozulur, losyonlara, doğal yağlara başvururuz. Halbuki hiçbir şey yapmasanız bile, bu süre dolduğunda, saç yeniden aktif döneme geçer ve yeni saç telleri fışkırmaya başlar. Bu arada eski saçlar da dökülür.

Dökülme sebepleri

Hormonal değişiklikler, hamilelik, yüksek ateş, dengesiz ve yetersiz beslenme, radyasyon , kemoterapi veya belirli ilaçların alınması, saçların anormal dökülmesine neden olur. Sayılan bu sebepler içerisinde hormonal değişimlerin neden olduğu saç dökülmeleri sıkça rastlanılanlar içerisindedir. Örneğin menapoz saç kalitesinde bir dönüm noktası olabilir. Tedavi edilmezse, saçlar giderek gücünü kaybeder. Bazen doğumlardan sonra saç dökülmesi görülür. Neyse ki geçicidir, doğumdan 4-8 ay sonra her şey yeniden eskisi gibi olur.

Şok, stres ve troid bozuklukları

Saç dökülmesinin en önemli nedenlerinden biri de strestir. Özellikle şok karşısında saçlar dökülmeye başlayabilir. Kimi zaman kadınlarda da erkeksi saç dökülmesi görülür. Yani alın ve şakaklar açılmaya başlar. Bu durumda yapılacak ilk iş, oyalanmadan bir doktora başvurmak ve hormon testleri yaptırmaktır.

Tiroid bozuklukları (guatr) genellikle saçları da etkiler. Saçlar kurur, gevrekleşir ve kırılgan bir hale gelir. Yüksek ateşle seyreden hastalıklar, bazı ameliyatlar (özellikle histerektomi), kazalar ve bazı ilaçlar saç dökülmesine neden olabilir.

Kronik dökülmelerde ilaç tedavisi fayda sağlar.

Kronik yoğun saç dökülmesinde ve kadın tipi kellikte dışardan tatbik edilen bazı ilaçlar faydalı olabilir. Ancak bu ilaçlarla ilgili olarak bilinmesi gereken en önemli nokta, bunların kozmetik ürünler olmadığı ve uzun dönem doktor kontrolünde kullanılması gerektiğidir. Geçici saç dökülmelerinde genelde bakım dışında bir tedavi gerekmez. Hormonal bozukluklara ya da beslenmeye bağlı saç dökülmesinde ise, altta yatan sebebin düzeltilmesi saçın normale dönmesini sağlar.

Doğru beslenmenin faydaları

Saçın yapısını oluşturan en önemli eleman proteinlerdir. Sağlıklı bir saç üretimi için diyetle yeterli miktarda doğal protein almak gereklidir. Bugün için kesin olan, beslenme ile yeterli protein almanın saç sağlığında önemli olduğudur. Balık, tavuk, kuru baklagiller, peynir, yumurta, fındık ve ceviz önemli protein kaynaklarıdır.

Gördüğünüz gibi, saç dökülmesi fazlalaştığı zaman, başvuru adresiniz bir doktor olmalıdır. Bu konu ilk aşamada dermatologları ilgilendirir. Cilt doktorunuz sizi muayene ettikten sonra diğer tetkikler için yönlendirebilir.

Yorumlar

Yorum

yasemin amato: 1965 yılında İran'nın Tebriz kentinde doğmuştur. 1983 yılından itibaren Türkiye'de yaşamaktadır. 1990 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni bitirdikten sonra, ihtisasını aynı üniversitenin Dermatoloji Ana Bilim Dalı'nda yaptı. Kozmetik dermatolojiye olan tutkusunu geliştirmek için İngiltere'ye gidip Birmingham'da dermatoloji kursuna katıldı. 1995 yılında ABD'nin Dallas eyaletinde Kollajen enjeksiyonları hakkında eğitim aldı. 1996 yılında Paris'te dünyanın en ünlü uzmanlarından (Dr.Benjamin Asher, David Goldberg, Dr. Legrand, Dr. J.Le Coz, Dr.Laglen) değişik dolgu maddeleri enjeksiyonları, botoks ve mezoterapi eğitimi gördü. Türkiye'ye dönünce YASEMEN adında bir kozmetik dermatoloji merkezi açarak, İzmir'de ilk kez dolgu, botoks, mezoterapi, lazer epilasyon, kalıcı makyaj ve mikrodermabrazyon uygulamalarını başlattı. 2004 yılında Doğan Yayınevi'nden çıkan "Güzel ol, Bugün, Yarın ve Daima" isimli bir kitap yazmıştır. 2009 yılında "Yaşlanmayı erteleyin" "Evde güzellik ve bakım sırları" "Güzel dokunuşlar" isimli kitapları yayınlanmıştır. 2004 yılından itibaren Şamdan plus, Diva, Sabah Gazetesi'nin eki Günaydın, Hürriyet Aile, Kuşhan Diyet, Karşıyaka LIFE, ESİAD dergileri gibi yayınlarda köşe yazarlığı yapmaktadır. Ayrıca 1994 yılından beri Ticaret Europe üyesidir. Kendisi bir çok televizyon programlarında, üniversite içi seminerlerde, konferanslarda, ulusal ve uluslararası kongre ve seminerlerde konuşmacı olarak katılmıştır. Dr. Yasemin Fatih Amato evli ve bir çocuk annesidir.
Related Post
Leave a Comment