FAZLA KİLOLARINIZIN 10 NEDENİ OLABİLİR?

Bazı insanlar tüm gayretlerine rağmen kilo vermeyi başaramazlar. Çünkü bu konu her zaman sadece azim ve irade işi değildir. Obezite sayısız faktöre bağlıdır. Bazen de beyin kimyamızdaki bazı düzensizliklerin ve anormalliklerin sonucudur.

1 – Beyin metabolizmasının durumu

Beyin metabolizması, ritmi ve gücü zayıflayacak olursa, tükettiğimiz kalorileri etkin bir şekilde yakmakta zorlanır. Şişman insanlar üzerinde yapılan araştırmalar, bir tek temel sağlık sorunu olanların, beyin metabolizmasının % 30 oranında azaldığını gösteriyor. İnsanda birden fazla tıbbi sorun varsa, örneğin aynı zamanda hem menapozda, hem depresyonda ise bir de hipertansiyonu varsa, bu oran daha da azalıyor. Kalp ve damar sorunları, kan basıncındaki değişimler, beynin metabolik ritmini düşürüyor.

2 – Duygusal sorunların etkileri

Bu durum seçtiğimiz gıdaları etkiler. Doyumsuzluk insanı zararlı gıdalara, bol şekerli ve tuzlu yiyeceklere yöneltir. Dikkatin dağılması ve hafızanın zayıflaması ise bu kontrolü adamakıllı zorlaştırır. Hasta ne yediğinin farkında bile olmaz. Biraz rahatlamak için zevk arar ve zararlı gıdalara yönelir. Doğuştan seratonin veya dopamin eksikliği olanlar davranış bozukluğu gösterirler. Bu tip insanlarda her türlü abur cubur ve karbonhidratlara düşkünlük son derece tipiktir.

3 – Uykusuzluğun tetiklemeleri

Bu sorunu kısa sürede depresyon takip eder. Uyku yoksunluğunun neden olduğu halsizlik ve duygusal çalkalanmalar genellikle yanlış gıdalara ve karbonhidrat düşkünlüğüne yol açar.

4 – Paratiroid hormonunda azalma

Tiroit hormonundaki azalma metabolizmayı bozar ve karbonhidratların yakılmasını güçleştirir. Paratiroid hormonunda azalma varsa, vücut kalsitonin sıkıntısı çekmeye başlar. Bu tedavi edilmezse kemik erimesiyle sonuçlanır. Bu durum da çoğunlukla gıda seçiminde bizi yanıltan bir zaaf ve ruh durumu yaratır. Hasta kızarmış patates, cips, tatlılar, ve hamur işleri yemek için can atar!

5 – Bağışıklık sisteminde sorun

İmmün sistem sorunları vücudumuzda iltihapların artmasına neden olur ve beyin travmalarına zemin hazırlar. Beynimiz hasar görünce canımız karbonhidratları çekmeye başlar. Ve birey yediklerini, yaşamını yönetemez hale gelir.

6 – Andropoz erkeklerde en büyük sebep

Erkek seksüel hormonlarının azalması, kalorileri yakmak için beyne giden uyarıları azaltır. Bu döneminde daima bel çevresi kalınlaşır ve vücut yağlanır. Çünkü kas kütlesi yağlara dönüşür. 40 yaşından sonra ruh hali değişen erkeklerin kafein, alkol ve karbondihratlara karşı düşkünlüğü de artar.

7 – Menopoz ile kadınlar kilo alma eğilimine girer

Östrojen ve testesteron, kalorileri yakmak için beyni uyaran hormonlardır. Progesteron ise gerginliği azaltır ve uyku kalitesini geliştirir. Böylece gereksiz gıdalara ihtiyacı azaltır. Ancak kadınlarda 30 yaşından itibaren östrojen, progesteron ve testosteron hormonları düşmeye başlar. Böylece her on yılda vücuda birkaç kilo fazlası yapışıp kalır.

8 – Büyüme hormonunun azalması

Diğer bir adı da gençlik hormonu olan bu hormonun zamanla düşmesiyle vücudumuzda kemik yoğunluğu, kas kütlesi azalır ve yağlanma artar.

9 – Sindirim sorunları

Sindirim enzimlerimiz yetersizse aldığımız gıdaları özümseyemeyiz. Vücudumuzu güçsüz hissederiz. Bu defa karbonhidratlara yöneliriz. Dolayısıyla beslenme kalitemiz gün geçtikçe düşer ve hayati önem taşıyan vitaminler, mineraller ve amino asitler gittikçe azalır. Çorap söküğü gibi sağlığımız ve kilo dengemiz bozulur.

10 – İnsülin dengesinde bozulma

Pankreasın kontrol ettiği insülin ve glikoz toleransı bozulursa, insan aniden kendini halsiz hisseder, canı tatlı ve hamur işleri çeker. Bu gıdalarla insülin hızla yükseldikçe, her defasında glikoz toleransı düşmeye devam eder. Karbonhidrat tüketimini kontrol edemezsek obezite ve diabet hastalığı kaçınılmaz bir akibet haline gelir.

Yorumlar

Yorum

yasemin amato: 1965 yılında İran'nın Tebriz kentinde doğmuştur. 1983 yılından itibaren Türkiye'de yaşamaktadır. 1990 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni bitirdikten sonra, ihtisasını aynı üniversitenin Dermatoloji Ana Bilim Dalı'nda yaptı. Kozmetik dermatolojiye olan tutkusunu geliştirmek için İngiltere'ye gidip Birmingham'da dermatoloji kursuna katıldı. 1995 yılında ABD'nin Dallas eyaletinde Kollajen enjeksiyonları hakkında eğitim aldı. 1996 yılında Paris'te dünyanın en ünlü uzmanlarından (Dr.Benjamin Asher, David Goldberg, Dr. Legrand, Dr. J.Le Coz, Dr.Laglen) değişik dolgu maddeleri enjeksiyonları, botoks ve mezoterapi eğitimi gördü. Türkiye'ye dönünce YASEMEN adında bir kozmetik dermatoloji merkezi açarak, İzmir'de ilk kez dolgu, botoks, mezoterapi, lazer epilasyon, kalıcı makyaj ve mikrodermabrazyon uygulamalarını başlattı. 2004 yılında Doğan Yayınevi'nden çıkan "Güzel ol, Bugün, Yarın ve Daima" isimli bir kitap yazmıştır. 2009 yılında "Yaşlanmayı erteleyin" "Evde güzellik ve bakım sırları" "Güzel dokunuşlar" isimli kitapları yayınlanmıştır. 2004 yılından itibaren Şamdan plus, Diva, Sabah Gazetesi'nin eki Günaydın, Hürriyet Aile, Kuşhan Diyet, Karşıyaka LIFE, ESİAD dergileri gibi yayınlarda köşe yazarlığı yapmaktadır. Ayrıca 1994 yılından beri Ticaret Europe üyesidir. Kendisi bir çok televizyon programlarında, üniversite içi seminerlerde, konferanslarda, ulusal ve uluslararası kongre ve seminerlerde konuşmacı olarak katılmıştır. Dr. Yasemin Fatih Amato evli ve bir çocuk annesidir.
Related Post
Leave a Comment