GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ DEYİP GEÇMEYİN!

Günümüz modasında insan sağlığına en zararlı olan şey bronzlaşmaya çalışmak ise, en yararlı aksesuar güneş gözlüğüdür. Yararları saymakla bitmez… Güneşli bir havada, ışığı azaltmak için göz bebeklerimiz kendiliğinden küçülür. Biz de elimizde olmadan gözlerimizi kısarız. Yalnız gözlerimizi mi kısarız? Aynı zamanda alnımızı buruşturur, kaşlarımızı çatarız. Bütün bu refleksler, parlak ışıktan korunmaya ne kadar ihtiyacımız olduğunun belirtileridir. Çıplak gözle güneş altında dolaştığımız, çevremize bakmaya çalıştığımız zaman gözlerimiz sulanır, kanlanır. Araba kullanırken, karşıdan gelen güneş ışığı, yoğun sis kadar tehlikelidir. Çünkü önümüzü görmemiz mümkün olmaz! Öte yandan kataraktın belli başlı nedenlerinden biri güneştir. Uzun süre güneşe bakmak doğrudan doğruya körleşmeye neden olur.

Yüz güzelliğinize güneş gözlüğünün olumlu etkisi

Güzellik açısından bakarsak; göz çevresindeki deri son derece incedir. Göz altı için farklı kremler kullanmamızın nedeni, bu derinin daha ince ve daha hassas olmasıdır. Güneş ışınları göz çevresindeki ince deri tabakasını aşırı derecede zorlar. Onu daha da kurutur, inceltir, kılcal damarların çatlamasına neden olur. Zaten göz altındaki derinin morarması kılcal damarların deriye çok yakın olmasındandır. Güneş göz çevresindeki, kapaklarındaki derinin şişmesine, su toplamasına yol açar. Parlak ışıktan korunmak için yapılan göz kısma mimiği, kaz ayakları denilen kırışıklıkları başlatır. Güneşin diğer hasarlarının yanı sıra, göz çevresinde derin çizgiler oluşurken, göz kapakları sarkar. Aynı mimiklerin uzantıları, kaş çatma çizgilerine, alındaki yatay çizgilere ve ağız çevresinin de buruşmasına yol açar.

Derinizdeki kırışıklıkların kaynağı güneş olabilir

Elinize bir ayna alıp, parlak güneşli bir ortamda, yaptığınız mimikleri canlandırın ve inceleyin. Aynada gördüğünüz tüm büzüşme hareketleri, ileride derin kırılma çizgilerine dolayısıyla kırışıklıklara ve sarkmalara dönüşebilir!

Kalitesiz güneş gözlükleri size yarar yerine zarar getirir

Uzmanların da söylediği üzere, saat 11.00 ile 16.00 arasında güneş altında uzun kalmamak en önemli korunma yöntemlerinden. Eğer dışarı çıkılması gerekiyorsa; şapka takılmalı pamuklu ve açık renkli elbiseler giyilmeli, gözlerin korunması için de güneş gözlüğü takılmalıdır. Peki, takacağımız gözlüğün kriterleri neler olmalıdır, 10-20 TL’ye alınan gözlüklerin göze herhangi bir zararları var mıdır? Bir güneş gözlüğünün orijinal olup olmadığını nasıl anlarız? Öncelikle güneş gözlüğünün sıradan bir takı değil de bir sağlık malzemesi olduğu bilinçaltına yerleştirilmelidir. Kaliteden yoksun ve sahte güneş gözlükleri körlüğe kadar yol açabilecek kadar tehlikelidir. Güneş gözlüğünün polarize olması ve ultraviyole ışınlarını kırıcı nitelikte olması güneş gözlüklerinde arayacağımız özelliklerinden başında gelmelidir.

Orjinal güneş gözlüğünü nasıl anlarsınız?

Güneş gözlüklerinin orijinal olup olmaması konusunda ise birkaç adet soruyu cevaplamanız gerekmektedir.

1- Çıplak gözle mavi renkte görünen bir kaleme gözlükle baktığımızda yine mavi renkte görmemiz gözlüğün orijinal olduğunun bir kanıtıdır.

2- Aldığınız güneş gözlüğünün garantisinin olmasına dikkat ediniz.

3- Gözlüğün üst kısmında üretici firmanın logosu var mı ve bu logo gömülü bir şekilde mi işlenmiştir?

4- Kauçuğun sert mi yumuşak mı olması yine gözlük seçerken yanıtlamanız gereken sorulardan bir tanesi.

Tüm bu nedenlerle, güneş gözlüğünü sakın ihmal etmeyin. Ozon tabakasının gittikçe inceldiği günümüzde, hem parlak ışık hem de bir yağmur gibi inen UV ışınları gözlerimiz ve cildimiz için büyük bir tehdit oluşturuyor. Gözlük seçerken, camlarının mümkün olduğu kadar koyu renkli olmasına dikkat edin. Camların geniş bir alanı kaplaması, bir de UV filtreli olması daha da yararlıdır. İyi gözlükler biraz pahalı olabilir, ama inanın bunun bedeli, katarakt ameliyatıyla da, estetik ameliyatlarla da mukayese edilmez.

Yorumlar

Yorum

yasemin amato: 1965 yılında İran'nın Tebriz kentinde doğmuştur. 1983 yılından itibaren Türkiye'de yaşamaktadır. 1990 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni bitirdikten sonra, ihtisasını aynı üniversitenin Dermatoloji Ana Bilim Dalı'nda yaptı. Kozmetik dermatolojiye olan tutkusunu geliştirmek için İngiltere'ye gidip Birmingham'da dermatoloji kursuna katıldı. 1995 yılında ABD'nin Dallas eyaletinde Kollajen enjeksiyonları hakkında eğitim aldı. 1996 yılında Paris'te dünyanın en ünlü uzmanlarından (Dr.Benjamin Asher, David Goldberg, Dr. Legrand, Dr. J.Le Coz, Dr.Laglen) değişik dolgu maddeleri enjeksiyonları, botoks ve mezoterapi eğitimi gördü. Türkiye'ye dönünce YASEMEN adında bir kozmetik dermatoloji merkezi açarak, İzmir'de ilk kez dolgu, botoks, mezoterapi, lazer epilasyon, kalıcı makyaj ve mikrodermabrazyon uygulamalarını başlattı. 2004 yılında Doğan Yayınevi'nden çıkan "Güzel ol, Bugün, Yarın ve Daima" isimli bir kitap yazmıştır. 2009 yılında "Yaşlanmayı erteleyin" "Evde güzellik ve bakım sırları" "Güzel dokunuşlar" isimli kitapları yayınlanmıştır. 2004 yılından itibaren Şamdan plus, Diva, Sabah Gazetesi'nin eki Günaydın, Hürriyet Aile, Kuşhan Diyet, Karşıyaka LIFE, ESİAD dergileri gibi yayınlarda köşe yazarlığı yapmaktadır. Ayrıca 1994 yılından beri Ticaret Europe üyesidir. Kendisi bir çok televizyon programlarında, üniversite içi seminerlerde, konferanslarda, ulusal ve uluslararası kongre ve seminerlerde konuşmacı olarak katılmıştır. Dr. Yasemin Fatih Amato evli ve bir çocuk annesidir.
Related Post
Leave a Comment