Yasemin Fatih Amato

GÜNEŞTE BRONZLAŞMANIN BEDELİ AĞIR !

güneş

İnsanı baştan çıkaran sıcak yaz günlerinin içindeyiz. Deniz, havuz başları, su sporları, güneş, soğuk içecekler, bir yandan çıplaklık, öte yandan renkli giysiler, ve her yandan gelen canlı müzikler, gece yaşamı, inanılmayacak kadar kışkırtıcı ! Yaz Ege’ye gene bir çılgınlık krizi gibi geldi!

Yaz günlerinde(Yazın demişler) insanlar her zamankinden daha güzel olmak isterler. Biraz daha, biraz daha yanmak için güneş altında sere serpe uzanırlar. Oysa bilmezler ki, güneş güzelliğin de gençliğin de en büyük düşmanıdır ! Güneşten sonra oluşan tüm değişiklikler; pembeleşme veya bronzlaşma esasında cildin kendini güneş ışınlarından korumak için gösterdiği tepkilerdir. Ultraviyole ışınlarının saldırısı karşısında, cilt kendisini korumak için, renk hücrelerinin (melanin pigmentlerinin) sayısını arttır. Cildin rengi bu nedenle kırmızıdan-bronzluğa kadar değişen farklı tonlar alır. Bizler ayna karşısına geçip, mayomuzun bıraktığı izleri(kendimizi demişler) keyifle seyrederken, güneş hasarları sinsi bir şekilde ilerler. Çiller, açık ve koyu renkte lekeler, zamansız yaşlanma, cildin kolayca morarması, kılcal damar çatlamaları, varisler, siyah noktalar, kanser riski ayrıca katarakt ; bu hasarlar arasında en ön sırada yer alır. Güneş ve güneş yanıkları, vücudun bağışıklık sistemini mahveder.

Bütün bu hasarlar içinde, insanı güneşlendiğine en çok pişman edenlerinden biri, “photo-aging” yani yaşa değil, güneşe bağlı yaşlanmadır. İnsanlar, daha diri ve daha genç görünmek uğruna güneşe teslim olurken, günün birinde photo-aging’in sonuçlarıyla karşı karşıya kalırlar. Ne yazık ki güneşe çok fazla maruz kalındığında, deriye gerginliğini ve sıkılığını sağlayan liflerin bir kısmı dejenere olur bir kısmı da yok olur. Bu durum cildi desteksiz bırakır ve son derece derin çizgiler meydana gelmesine, ayrıca köselemsi bir yapı oluşmasına neden olur.

İyisi mi, siz güneşten korunmayı ihmal etmeyin. Saat 10 ile 15 arasında plajlara hiç uğramayın. Sabah erken saatlerde veya akşamüzeri denize girmenin keyfini çıkarın. Gene de bol bol güneşten koruyucu sürerek kendinize iyilik edin. İnanın, koruma faktörü (SPF) yüksek, iyi bir güneşten koruyucu, cildiniz için en pahalı nemlendiriciden veya kırışık engelleyici kremden daha yararlıdır. Camlarının rengi koyu, UV filtreli bir güneş gözlüğü ise hem gözlerinizi katarakt tehlikesinden korur hem de tüm gözaltı kremlerinden daha etkili olur.

Bronzlaşmak istiyorsanız, gelişmiş solaryumlardan veya cilde renk veren kremlerden yararlanın. Bir sezonluk bronzluk ve çekicilik uğruna, daha sonraki yılları kendinize zehir etmeyin.
Umarım tadınızı kaçırmamışımdır. Ama daha otuzlu yaşlarında yüzü kırış kırış olmuş ve lekelerle dolmuş hastalar beni çok üzüyor. İnanın güneşi ben de çok seviyorum ama güneşin saat 20’den sonra battığı bu imtiyazlı günlerde, öğle saatlerini evde geçirip, gün batımını plajda yaşamak hem daha güvenli hem de daha keyifli.

Yorumlar

Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.